Batışının üzerinden tam 107 yıl
geçmesine rağmen hala gizemini koruyan en büyük olaylardan bir tanesi
Titanic’in batışıdır. Çok fazla filme, romana ve hikâyeye konu olmuş bu olay
zaman zaman hikâyenin bir figüranı rolünde olmuş, zaman zaman da ana karakter
görevini üstlenmiştir.
![]() |
| Titanic Hikayesi Gerçek mi? |
Bir olayı en güzel şekilde ancak o
olayı yaşamış bir insan anlatabilir. Titanic’in
batışından sağ kurtulan insanların birçoğu bu olayı hiç anmamak adına
etrafındakilere bahsetmemişlerdir. Bir bölümü ise Titanic’in bir efsaneye dönüştüğü
1985 yılında 75 yaş üzerinde oldukları için olayla ilgili çok da fazla şey
hatırlayamamaktadırlar. Tabi ki bir de anlatılanların abartılması olayı vardır.
Abartılı anlatımlar, başından bu tarz trajik olaylar geçen herkes için cazip
bir yöntem olmuştur.
Gereğinden Fazla Dramatize
Titanic
ile ilgili çekilen filmlerin çoğunda gereğinden fazla dramatik öğelere
başvurulmuştur. Örneğin pek çok kaynakta orkestranın son ana kadar çaldığı
söylenmiştir. Oysaki bunun bir dayanağı yoktur. Aynı şekilde gemi kaptanının da
gemi batana kadar dümenin başından ayrılmaması da herhangi bir görgü tanığının
anlattıklarından öğrenilmiş bir durum değildir. Zaten olayı yaşamış sınırlı
sayıdaki insanın o ölüm kalım savaşı sırasında kaptanı gözlemlemesi mümkün
olacak bir durum değildir.
![]() |
| 1943 Yılında Çekilen Titanic Filmi İle İlgili Bir Gazete Haberi |
Bu kadar yanlış bilginin etrafta
dolaşmasının pek çok sebebi vardır. Bu sebeplerin en başında geminin battığı
yıl olan 1912 yılından enkazının bulunduğu 1985 yılına kadar geçen süre
zarfında elde elle tutulur hiçbir verinin olmamasıdır. Örneğin, Titanic ile ilgili 1985 yılından önce
yazılan kitaplarda ve çevrilen filmlerde geminin batışı ile ilgili olarak
sadece bir buz dağına çarptığı biliniyordu. Ne kadar zamanda ve hangi
pozisyonda battığı bilinmiyordu. Bu da yönetmenleri ve yazarları hayal
güçlerini kullanmaya sevk ediyordu. Bu kitapları okuyan ve bu filmleri
izleyenler olay hakkında doğru olmayan, gerçek dışı ve hayal ürünü bilgilere
sahip oldular.
Raise The Titanic
1980 yılında çevrilen ve Titanic’i
tekrar su yüzeyine çıkarmaya çalışan bir adamın başından geçenlerin anlatıldığı
“Raise The Titanic” filmi, elde olan
kısıtlı bilgilerden faydalanılarak çekilmiş bir filmdir. Filmin son sahnesinde
adam amacına ulaşmakta ve Titanic’i su
yüzeyine balonlar yardımıyla çıkartmayı başarmaktadır. Ancak filmdeki bilgi
eksikliği gerçekten göze çarpmaktadır. Su yüzeyine çıkarılan gemi tek parçadır
ve bacalarıyla direkleri sapasağlam yerinde durmaktadır. 1985 yılı öncesi için
oldukça cazip efektlere sahip olan bu film, enkazın keşfinden ve çekilen
fotoğraflardan sonra inandırıcılığını kaybetmiştir. Batışının üzerinden 70
küsür yıl geçmiş bir geminin denizin
altında nasıl bir durumda bulunduğu bilinmediği için tek parça ve sağlam
olabileceği düşünülmüştür. Ancak bu büyük bir yanılgıdır.
![]() |
| 1980 Raise The Titanic Filmi - Geminin Çıkarılma Sahnesi |
Titanic
kendi döneminin en büyük gemisi değildir. Bu da insanlar tarafından yanlış
bilinen bir bilgidir. Titanic ile birlikte aynı zamanda üretilen ve White Star Line şirketine ait Olympic ve
Brittanic de vardır ve bu gemiler de büyüklük anlamında Titanic ile
aynıdır. Ancak Titanic, batışı ile bir efsane durumuna gelmiş, diğer gemiler
görevlerini yapmaya devam etmişlerdir. Öyle ki Titanic’in kız kardeşi olan RMS Olympic’in Titanic’ten ayırt edilmesi
imkânsızdır.
Pek çok kişi Titanic’i büyüklük
açısından günümüz yolcu gemileriyle kıyaslamaktadırlar. Bu kıyaslama doğru bir
kıyaslama değildir. Çünkü Titanic ve diğer iki kardeşi kendi dönemlerinin en
büyük yolcu gemileri olmalarına karşın günümüzün 20-25 katlı yolcu gemilerinin
yanında hem büyüklük hem de kapasite anlamında oldukça ufak kalmaktadırlar.
Titanic’i büyük yapan ise yıllar içinde bir efsaneye dönüşmesi ve arkasında pek
çok doğruluğu kanıtlanmamış hikâyenin bulunmasıdır.
Titanic Filminin Hikayesi Gerçek mi?
1997 yılında çevrilen ve geminin,
filmin bir yan karakteri durumunda olduğu Titanic filmi de içerisinde pek çok
sonradan yazılmış ve filmin cazibesini arttırmaya yönelik hikâye barındırır. Bu
hikâyeler o kadar fazladır ki geminin neden ve nasıl battığından çok gemideki
insanların neler yaptıklarını konu edinmiştir. Filmi beğenen kişiler olduğu
kadar, belki çok daha fazlası filmin kazada hayatını kaybedenlere karşı yapılan
büyük bir saygısızlık olduğunu söylemişlerdir. Adı Titanic olan bir filmde Titanic’in sadece bir mekân olarak
kullanılması insanları ciddi anlamda rahatsız etmiştir. Bunun yanında
günümüzde faaliyet göstermeyen, geminin o zamanki bağlı bulunduğu White Star
Line şirketi de filmde sorumsuz ve güvenliğe önem vermeyen bir şirket olarak
tanıtılmıştır. Oysaki şirket sahip olduğu lüks gemilerle dönemin en gözde ve
popüler taşımacılık şirketlerinden bir tanesidir. Şirketten, kaptana gemiyi
daha hızlı kullanması yönünde yapılan telkinler de uydurmadır. Çünkü zaten
saatte 39 km/h maksimum hızda gidebilecek bir geminin daha hızlı
kullanılmasının istenmesinin mantıkla uyuşan bir yanı yoktur.
![]() |
| 1997 Yılında Vizyona Giren Titanic Filmi |
Titanic
efsanesi zaman içinde o kadar büyük bir olay haline geldi ki, bu olaya
merak duyan insanlar olayla ilgili ne varsa araştırıp bir şeyler öğrenmeye
çalıştılar. Yukarıda da bahsedildiği gibi bu bilgilerin çoğu yanlış ya da
sonradan uydurulan bilgilerdi. Ancak içlerinde doğruluk payı olan bilgiler de
mevcuttu. Herkesin aklında yer etmiş üzerinde “Titanic Disaster Great Loss Of
Life” yazan gazeteleri satmaya çalışan gazeteci çocuğun fotoğrafı bile bu
efsanenin bir parçası oldu. Konuyla ilgilenenler bu çocuğun kim olduğunu,
nerede yaşadığını, ne zaman ve ne şekilde öldüğünü bile araştırıp çeşitli
bilgilere ulaşmaya çalıştılar.
Titanic, batışının üzerinden 107 yıl
geçtikten sonra bile yalan ya da yanlış bilgilere rağmen bir efsane olmayı
başardı. Bugün dünyanın en büyük deniz
kazası hangisidir şeklindeki bir soruya hemen hemen herkes Titanic cevabını
verir.






0 Yorumlar